Yanks etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yanks etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Aralık 2011 Perşembe

sanane lan !

Kaçık'la daha samimiyiz, Merba'yla da. Merba iyi ya, diğerlerinin aksine insan gibi davranıyor. Kaçık'ta halden anlıyor. Güldürüyor falan. Aramızda bişey olduğunu sandılar/sanıyorlar. Hatta Şaşkın bile! Öğlen İngilizce sınıfındaydılar. İçerden biri "Pikaçuu," diye seslendi. Sonra da Yanks içerden "Havada aşk kokusu var" falans dedi saçmaladı.  Sonra Şaşkın'la konuştuk. "Kaçık'tan mı hoşlanıyorsun?" diye sordu. "Yok, hayır. Asla! Saçmalama." deyince, "İstersen yapabilirim yani," falan dedi saçmaladı. "Ben," dedim "hala onu seviyorum. Pat diye silip atmadım. Kaçtık'tan hoşlanmıyorum yani." "Ay, anladım kıskandırmak için yapıyorsun!" dedi. "Hayır, kıskandırmak için yapmıyorum. Konuşmuştuk ya hani. Elimden geldiğince herkesle konuşmaya çalışıyorum. Sonra göt gibi ortada bırakıyosunuz insanı siz. Hiç kimseye karşı öyle bir niyetim yok." deyince ben, sustu. Sonra Merba, ben, Şaşkın müzik odasına gittik. Müzikçi piyano çalıyordu. Bir öğretmen daha vardı içerde, tanımıyorum. Oda dinliyordu. Bir ara bedenci geldi oda dinledi biraz durdu gitti. Tam biz Şaşkın'la gidiyorduk, o öğretmen geri çağırdı bizi. Sınıfını söyledi, dolabın arkasında gitar varmış gidin getirin dedi. Şaşkın'la bir koşuşturmuşuz ki sormayın. Ben önden gidiyorum diye tuttu hırkamda geriye çekti falan :D mallaştık azcık. İşte götürdük gitarı, slow çaldılar. Bay geldi,sıvıştık bizde :D 
kaynak
Malın teki Kaçık'a yavşıyomuşum, öyle demiş. Sanane lan! Ne bokumsun ki bunu söylüyosun? Kafamın tası attı. Kaçık'a söyledim, "Çekemiyorlar takma" dedi. Bende takmıycam diye kendi kendime söz verdim. Çünkü Kaçık haklı. Zaten söyleyende alakaya maydonoz birisi, ilgilendirmiyor artık onun mal mal söyledikleri. Ne düşünürse düşünsün. Arkamdan konuşmak kolay, götü yerse gelsin bide yüzüme söylesin dedikodu yapmasın öyle. Atıp atıp tutuyorlar, ben atıp tutmadan direk bildiklerimi söyliycem o olucak ;) Neyse ya, burdayım ve mutluyum. Gelecek için umutluyum. Artık takmak yok malları. Umrumda değil hiçbiri. Onların salaklıklarıyla vakiy kaybetmeyeceğim. Çok gereksiz.
xoxo,
Küllerinden Doğan Kız

12 Aralık 2011 Pazartesi

neyse sakinim -,-

Bedenci özetlemek gerekirse sıçtı sıvadı, hayatımda böyle azar yemedim. Zaten maç vardı öğlen, ilk maçı kazanmıştık (sınıflar arası maçlar) ama pek umutlu değildik.
İki takımda muhteşem oynadılar, canlarım benim, yenildik ama olsun. Kaçık karşı takımdaydı, Adaş'ta. Yanks falan. Hepsi. Kaçık geldi, çıkardı terli terli formayı fırlattı "Hediyem olsun hohoho" yaptı. :D
Eğlendim ama, o sınıfın kızları çok sinir. Öyle böyle değil. "Yeeenceez sizi ağlamayaan eheh" diyolar falan bitanesinin yakasından tutup "Ne boka ağlıyomuşuz amk amaç eğlenmek değil mi bu maçlarda lan topu götüne soktuğum" diyesim geldi-saçmalayasım geldi yani. Zor tuttum kendimi, Merba da yanımdaydı diyo "Sakin bayanlarr" falan. (Son zamanlarda baya takılıyoruz Merba'yla) Hiç hoş değildi kızların yaptıkları. Kızlarla tartışıyoduk, ortalık kızıştı, aradan bağırıyorum ardan Kaçık'la gülüyorum falan. Merba'da izliyodu en son, "Bi dakka ya siz mi oynadınız maçta" dedi, bende "Gelip bize laf yapıyo ama" dedim. Uzadı baya. Sonra tenefüste sınıftan biri geldi, "Pikaçu toplayın kızları gidin dövün şunları ya. Yolun" deyince, "Sinirliyim zaten gaza getirme beni" diye cevap verdim. "Bazı insanlar bazen insanlar" deyip yoluma devam ettim. Ama cidden çok kafamı attırdılar. Bebeler gibi "Yendik şişirdik" saçmalığını söylediler. Ben sadece göz devirmekle yetindim. -Şimdilik.
Adaş, Kaçık falan terli olduklarından losyon mu kolonya mı onun gibi bişey, -losyon olsa gerek erkkek kokusu çünkü- Adaş geldi yanaklarıma ellerini sildi ve gülüp gitti. Ne yaptığını anlamam için kokuyu almam gerekti, yüzüme sürmüştü o kokudan. İğrenç ya. :D Kaçık benim yüz ifademi gördü, ne olduğunu sordu, söyledim. En az iki saat gülmüştür yani. -,-

5 Aralık 2011 Pazartesi

çok güldüüm

İlk tenefüs, Kaçık bizim sınıfa geldi. Ders dindi. Aldı birinin kitabını, bir şeyler yapıyor. Gittim yanına, kaş-bıyık çiziyor kitaptaki fotoğraflara. Ama cidden komik yaptı, güldüm, baktı oda güldü. Böyle başladı her şey!
Sonra derste Satıcı çok ofsayt bir kelime sarf etti. Hatırlayamıyorum şuan, onada en az iki saat gülmüşüzdür.
3. ve 4. ders beden. Giyinirken ayrı bir şamata oldu zaten, kızlar üç kişi bir kabine girdiler. Gülüşüyorlar falan ne oluyor çözemedik. :D Derste hoca koşturdu. Bir kız var hmmps ne olsa adı? Yeşilimsi olsun. Yeşilimsi tam önümde boy sırasında (aslında uzunum ama ilk böyle sıra yaptık kaldı :P ), koşarkende önümdeydi işte. BilekBeri, Yeşilimsi'nin saçını örmüştü. Yeşilimsi koşarken gülmeye başladı, "Ay bu sallanıyo of, eheh sinir oldum lan" diye söyleniyo bir yandan. Onun haline gülerken birde koşmaya çabaladım ayrı bir felaket. Konumuz bu hafta derste atlamalar, bayrak yarışı falanmış. Bayrak yarışında ben bayrağı Akıllı'ya vermem lazımdı. O kadar koştum (bir yandan gülüyorum yine) çubuğu verdim, ama incecik bir şey zaten tutamadı fırladı falan, ama sonra karşı takımdaki salak bayrak yerine kullandığımız çubuğu bizim takımdakine verince yine biz kazandık hohohoyt. Üç adım atlama! Yok böyle bir şey yaa.
Hoca hepimize tek tek yaptırdı, yapamayanla yapabilenleri ayırdı. Yapamayanlara tekrar özel olarak gösterdi. Sonra onlar tekrar sıraya girdiler, Yeşilimsi'de yapamamıştı. Denediler yine, o kadar komik manzaralar ortaya çıktı ki, biz -Sessiz olsun o kızın adıda- Sessiz'le gülmekten nefessiz kaldık. Sessiz oturdu dizlerinin üstüne, gülerken bir dizlerini dövüyor bir yeri. Bende Sessiz'e mi güleyim yoksa -Yapamayanlardan bir kız adı Kokarca olsun- Kokarca'ya Satıcı'ya yada Yeşilimsi'ye mi güleyim şaşırdım. Oturdum bende gülerken, bir ara yerlere yatarak güldüm cidden. :D
Öğlen yemekhanede sıradayken -Psycho'nun arkadaşı var, adı Kolye olsun- baktılar Psycho'yla Kolye, sıra uzun; oturdular merdivenlere. Bir ara kayboldular, sonra geri gelip araya bir yere kaynadılar. Arkasına geçtikleri çocuk laf yaptı bunlara, Kolye'de uğraştı bununla. Bir ara açtılar çantasını karıştırdılar, çocuk farkedince döndü "Napıyosun olm sen?" tarzı tiriplere girdi. E bide bizden küçük, Kolye buna daha da sinirlendi. Sonra bi hoca geldi, o çocuk benim arkamdaydı galiba, her neyse öne geçirdi çocuğu hoca. Ben susar mıyım hiç, "Hocam nereye ya, niye öne onu-?" dedim, hoca "Problem yaratıyo ondan" deyince tamam dedim, e haklı kadın. Psycho bunu gördü, döndü Kolye'ye "O çocuk şimdi öne geçti" dedi. Kolye'de tuttu çantasından çekti çocuğu. Çocuk el kol yapınca Kolye geçirdi bikaç tokat, bir yandan da "El kol yapma banaa" diyor.. Psycho "Kolye olm sakin yaa" diyor ama nasıl gülüyoruz biz Psycho'yla görmeliydiniz o tokatları sizde gülerdiniz. Çocuk ağlamaya başladı, hoca geldi azarladı bunları falan. Eheh. Neyse.
Türkçe dersinde Akıllı'yla oturmak zorunda kaldım. Nasıl yapıyor bilmiyorum ama bütün öfkemi ortaya çıkartıyor. Deli ediyor beni, kafasını duvarda parçalamamak için zor tutuyorum kendimi ya. Of.
Tenefüste pano düzenledik, yerel gazeteye çıkmışız, gazete yazılarını ve öğretmenin çektiği fotoğrafları panoya astık. Adaş, Serseri, Ayı, (Kaçık'ın kardeşi -adı Başkan olsun) Başkan, (Yeşilimsi'den tokat yiyen çocuk, adı Merba olsun) Merba, (Yeşilimsi'nin eskisi -adı Yanks olsun) Yanks, Psycho hepicii geldiler. Ayı benden intikam peşinde, saçımı çekip kaçtı hep. Serseri, Adaş ve Merba'nın olduğu fotoğrafa çok güldük komikti. :D Ufo-Gören-Masum-Köylü-Bakışı atmışlar sanki. Adaş'la Merba çıkışta, "Pikaçu iyi akşamlar" falan dediler. Çıkışta Adaş ve Merba'yla konuştuk biraz. Sonra muhabbet değişti, "hadi iyi akşamlar muhabbetin gerisi beni aşıyor" dedim gülüp, sıvıştım. Adaş "Aynen aynenn" diyip güldü.
-Çok mal yazdım ama gülmek başıma vurdu sanki. Öpüldünüz x