Sessiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sessiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Aralık 2011 Pazartesi

Annem 5 Buçukta Evde Ol Dedi.

Bugün çok komik bir gündü. İlk tenefüste Kaçık geldi, Adaş hakkında kaş göz yaptı yine, "Bir daha ki tenefüs Şaşkın gelecek o zaman bak gör sen!" dedi güldü. Bende "Yedim ayvayı desene," deyip güldüm. Sonraki tenefüs Şaşkın geldi anladım ki cidden ayvayı yemişim. Geldiler konuştuk koridorda falan. Sonra gittiler getirdiler Adaş'ı yanıma. Ey allaam ya. :D Çıkma teklifi etti. (bu olayda çok garibime geliyor başka bir yazının konusu olsun.) Adaş'la çıkıyoruz :)
Beden dersinde basketbol oynayalım dedik. Ama gülmekten koşamadım. Psycho, Sessiz, ben, Ayı falan oynadık, Ayı çocuğun tekine "SIĞIRİSTAN" dedi. "Öh öküz ya hep senin yüzünden kaybediyoruz." "Kurbanda niye seni kesmediler ki anlamıyorum." da dedi. Biz Sessiz'le bir güldük bir güldük. :D Boşuna adı Ayı olmadı onun. O gerçekten doğal ortamından kopartılmış bir ayı o, top bendeydi topu almaya çalışırken çeneme ittirdi topu. Çenem zaten yeterince problemli (takırdıyor -,-) daha da kafayı yedi. Sonra öğlen yemek yemeğe gittik, BilekBeri, biz yemek yerken Şaşkın'la, geldiler. Biz küsüz BilekBeri'yle falan. Gezenti beyefendi hepsini kanatlarının altına aldı. Nasıl dolduruyorsa artık. Herkes atara girdi, hep Kaçık, ben, Adaş, Şaşkın takılıyoruz diye. Şaşkın'a atar yapmışlar "Hep onlarlasın," diye. Benim arkamdanda demişler diyeceklerini. Gülüp geçiyorum,  "Aslında düşünmeye bile gerek yok. Ben kendimi biliyorsam, kendini bilmezlerin hakkımda söylediklerinin ne önemi olabilir.." (B. Dylan) Neyse geldiler işte, ikidir ayrı masaya oturuyoruz. Oradaki çocuk bile şaşırdı artık. -
Camp Lazlo'da, Lazlo az önce "Aşık olanlar şekerleme kızartmaz" dedi.
Ben cidden kardeşim diyebileceğim insanları buldum. Gerisi önemli değil. :) :)

5 Aralık 2011 Pazartesi

çok güldüüm

İlk tenefüs, Kaçık bizim sınıfa geldi. Ders dindi. Aldı birinin kitabını, bir şeyler yapıyor. Gittim yanına, kaş-bıyık çiziyor kitaptaki fotoğraflara. Ama cidden komik yaptı, güldüm, baktı oda güldü. Böyle başladı her şey!
Sonra derste Satıcı çok ofsayt bir kelime sarf etti. Hatırlayamıyorum şuan, onada en az iki saat gülmüşüzdür.
3. ve 4. ders beden. Giyinirken ayrı bir şamata oldu zaten, kızlar üç kişi bir kabine girdiler. Gülüşüyorlar falan ne oluyor çözemedik. :D Derste hoca koşturdu. Bir kız var hmmps ne olsa adı? Yeşilimsi olsun. Yeşilimsi tam önümde boy sırasında (aslında uzunum ama ilk böyle sıra yaptık kaldı :P ), koşarkende önümdeydi işte. BilekBeri, Yeşilimsi'nin saçını örmüştü. Yeşilimsi koşarken gülmeye başladı, "Ay bu sallanıyo of, eheh sinir oldum lan" diye söyleniyo bir yandan. Onun haline gülerken birde koşmaya çabaladım ayrı bir felaket. Konumuz bu hafta derste atlamalar, bayrak yarışı falanmış. Bayrak yarışında ben bayrağı Akıllı'ya vermem lazımdı. O kadar koştum (bir yandan gülüyorum yine) çubuğu verdim, ama incecik bir şey zaten tutamadı fırladı falan, ama sonra karşı takımdaki salak bayrak yerine kullandığımız çubuğu bizim takımdakine verince yine biz kazandık hohohoyt. Üç adım atlama! Yok böyle bir şey yaa.
Hoca hepimize tek tek yaptırdı, yapamayanla yapabilenleri ayırdı. Yapamayanlara tekrar özel olarak gösterdi. Sonra onlar tekrar sıraya girdiler, Yeşilimsi'de yapamamıştı. Denediler yine, o kadar komik manzaralar ortaya çıktı ki, biz -Sessiz olsun o kızın adıda- Sessiz'le gülmekten nefessiz kaldık. Sessiz oturdu dizlerinin üstüne, gülerken bir dizlerini dövüyor bir yeri. Bende Sessiz'e mi güleyim yoksa -Yapamayanlardan bir kız adı Kokarca olsun- Kokarca'ya Satıcı'ya yada Yeşilimsi'ye mi güleyim şaşırdım. Oturdum bende gülerken, bir ara yerlere yatarak güldüm cidden. :D
Öğlen yemekhanede sıradayken -Psycho'nun arkadaşı var, adı Kolye olsun- baktılar Psycho'yla Kolye, sıra uzun; oturdular merdivenlere. Bir ara kayboldular, sonra geri gelip araya bir yere kaynadılar. Arkasına geçtikleri çocuk laf yaptı bunlara, Kolye'de uğraştı bununla. Bir ara açtılar çantasını karıştırdılar, çocuk farkedince döndü "Napıyosun olm sen?" tarzı tiriplere girdi. E bide bizden küçük, Kolye buna daha da sinirlendi. Sonra bi hoca geldi, o çocuk benim arkamdaydı galiba, her neyse öne geçirdi çocuğu hoca. Ben susar mıyım hiç, "Hocam nereye ya, niye öne onu-?" dedim, hoca "Problem yaratıyo ondan" deyince tamam dedim, e haklı kadın. Psycho bunu gördü, döndü Kolye'ye "O çocuk şimdi öne geçti" dedi. Kolye'de tuttu çantasından çekti çocuğu. Çocuk el kol yapınca Kolye geçirdi bikaç tokat, bir yandan da "El kol yapma banaa" diyor.. Psycho "Kolye olm sakin yaa" diyor ama nasıl gülüyoruz biz Psycho'yla görmeliydiniz o tokatları sizde gülerdiniz. Çocuk ağlamaya başladı, hoca geldi azarladı bunları falan. Eheh. Neyse.
Türkçe dersinde Akıllı'yla oturmak zorunda kaldım. Nasıl yapıyor bilmiyorum ama bütün öfkemi ortaya çıkartıyor. Deli ediyor beni, kafasını duvarda parçalamamak için zor tutuyorum kendimi ya. Of.
Tenefüste pano düzenledik, yerel gazeteye çıkmışız, gazete yazılarını ve öğretmenin çektiği fotoğrafları panoya astık. Adaş, Serseri, Ayı, (Kaçık'ın kardeşi -adı Başkan olsun) Başkan, (Yeşilimsi'den tokat yiyen çocuk, adı Merba olsun) Merba, (Yeşilimsi'nin eskisi -adı Yanks olsun) Yanks, Psycho hepicii geldiler. Ayı benden intikam peşinde, saçımı çekip kaçtı hep. Serseri, Adaş ve Merba'nın olduğu fotoğrafa çok güldük komikti. :D Ufo-Gören-Masum-Köylü-Bakışı atmışlar sanki. Adaş'la Merba çıkışta, "Pikaçu iyi akşamlar" falan dediler. Çıkışta Adaş ve Merba'yla konuştuk biraz. Sonra muhabbet değişti, "hadi iyi akşamlar muhabbetin gerisi beni aşıyor" dedim gülüp, sıvıştım. Adaş "Aynen aynenn" diyip güldü.
-Çok mal yazdım ama gülmek başıma vurdu sanki. Öpüldünüz x